6 Eylül 2017 Çarşamba

AĞLAYAN BEBEĞİ SAKİNLEŞTİRME

0 yorum
https://www.youtube.com/watch?v=RMLhDab3OKE

EL-AYAK HASTALIĞI

0 yorum
Bu yaz en çok duyduğumuz hastalıklardan bir tanesinden söz etmek istiyorum. Oldukça can sıkıcı olan bu hastalık aileleri ve çocukların kabusu oldu diyebiliriz. El-ayak hastalığı...Peki nedir bu el-ayak hastalığı biraz bundan bahsedelim. Sizlerde bu durumu yaşadıysanız deneyimlerinizi ve süreci bizlerle paylaşırsanız daha faydalı olabileceğimize inanıyorum.


Genelde  10 yaş altı çocuklarda görülen bir hastalıktır. Yüksek ateş, bademcikte kızarıklık, ağız içinde aft ve ciltte döküntü halinde kendini gösterir. Çocukların el, ayak ve bileklerinde kırmızı lekeler görülür. İlerleyen günlerde cillte görülen döküntüler minik içi sıvı dolu kabarcıklara dönüşür. Pütür pütür görünümlü olan bu kırmızı döküntüler, kasıklarda, kalçada, dizlerin arka kısmında ve genital bölgede de görülebilir.  Hastalık  gribal enfeksiyonlarla karıştırılabilir ve yanlış teşhis koyulabilir. Sadece çocuklarda görülmeyip yetişkinde de rastlanabilinir. Bulaşıcıdır.


Sebep olan nedir?
Enterovirüs ailesinden (poliovirüsler, koksaki virüsleri, ekovirüsler ve enterovirüsleri ). En çok sebep olan virüs Coxsackie virus A16’dır.

Bulaşıcı mıdır?
Virüs oldukça bulaşıcıdır. Özellikle yaz aylarında ve sonbabarda salgına dönüşebilir. Solunum yoluyla daha fazla bulaşmakta olup, tükürükle, yakın temas ile ve dışkı yoluyla da  bulaşabilmektedir. Kuluçka süresi 3-6 gün arasında değişmektedir.

Yazın havuz sezonunun açılması ve temiz olmayan enfekte havuz sularının yutulması ise ayrı bir riski artırmaktadır. Yoğunlaşan virüslerle hastalık salgına da dönüşebilir. Ellerini sık sık yıkanması önemlidir.




EL AYAK AĞIZ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR? 
Ateş (38-39 derece) 
El ve ayak içleri, parmak aralarının yanı sıra ayak tabanlarını da donatan içi sıvı dolu kırmızı kabarcıklar hem ağrı, sızı hem kaşıntı yapar.
İştahsızlık, halsizlik 
Boğaz ağrısı 
Kulak ağrısı
Karın ağrısı 
Vücutta döküntü 
Ağız içinde yaralar Her ne kadar adı el-ayak-ağız hastalığı da olsa her zaman tüm bu alanlarda döküntü görülmeyebilir. Sadece ağız yaraları veya sadece deride döküntüler şeklinde gelişebilir. Çocuğunuzda bu belirtiler varsa hemen çocuk doktoruna başvurulması gereklidir.



Tedavisi
Viral bir enfeksiyon olduğu için hastalığın tedavisinde antibiyotik kullanılmaz. Özel bir tedavisi yoktur. İlacı ve aşısı da yoktur. Kaşıntıyı azaltması için spreyler ve çeşitli losyonlar verilebilir. Ağrı kesiciler ateş düşürücüler kullanılabilinir. Hastalık bir hafta 10 gün içinde kendiliğinden geçerken, el ve ayaklarda sıvı dolu kırmızı kabarcıklar kuruyarak yerini lekeye bırakabilir, o da zamanla kaybolur. Hastalık su ciçeğine benzerliği yüzünden suçiçeği ile karıştırılmaktadır. Tedavi için mutlaka uzman hekimle görüşmeli ve reçete ettiği ilaçlar kullanılmalıdır. . Bulaşıcı olduğundan el-ayak-ağız hastalığına yakalanan kişilerden uzak durulması gerekir. Oda sık sık havalandırılarak temiz hava sağlanmalıdır. Tuvalet sonrası eller iyi yıkanmalıdır. Bebeğinizin bezini de değişirdiyseniz ellerinizi mutlaka iyi bir şekilde yıkamalısınız. Çocuklarınızın oyuncaklarını sık aralıklarla dezanfekte etmenizde fayda vardır.

El-ayak-ağız hastası çocuklar nasıl beslenmeli?
İştahsızlık ve halsizliğe sebep olduğu için ve ayrıca ağız içindeki yaralarda düşünülerek çocuklara çorba, yoğurt gibi türden yiyecekler verilebilir. Su içmesi sağlanmalıdır. Yemekler çok soğuk ve çok sıcak olmamalıdır. Yemek sonrası kullanılan çatal, bıçak, kaşık iyi şekilde yıkanmalı arındırılmalıdır.

Tekrar görüşünceye kadar esen kalın...





EK GIDAYA GEÇİŞ 2.HAFTA

0 yorum

2.HAFTA
YOĞURT YAPIN
Yoğurdun tadını beğenmezse içine meyve veya pekmez eklemeyin tekrar taze yapıp bir kaç gün sonra tekrar veriniz.
Yoğurdu akşam öğününe ekleyebilirsiniz.
Öğlen yine sebze çorbası vermeniz uygun olacaktır. Özellikle ilk 2-3 gün ilk haftaki çorbadan vermeniz sonraki günlerde 2-3 günde bir içine yeni sebze ekleyebilirsiniz. Her gün 1-2 kaşık artırarak verebilirsiniz.


ÖRNEK GÜNLÜK MENÜ

KAHVALTI: Anne sütü
ARA ÖĞÜN:  Anne sütü
ÖĞLE YEMEĞİ: Ek gıda ve sonrası Anne sütü
ARA ÖĞÜN: Anne sütü
AKŞAM YEMEĞİ:  Yoğurt sonrası anne sütü

8.GÜN:
(ÖĞLEN ) Çorba  10-11 tatlı kaşığı
 (AKŞAM) Yoğurt 2 tatlı kaşığı

9.GÜN:
(ÖĞLEN) Çorba 11-12 tatlı kaşığı
( AKŞAM) Yoğurt 3 tatlı kaşığı

10.GÜN:
(ÖĞLEN) Çorba 12-13 tatlı kaşığı
(AKŞAM) Yoğurt  4 tatlı kaşığı

11.GÜN:
(ÖĞLEN) Çorba 13-14 tatlı kaşığı
(AKŞAM) Yoğurt 4 tatlı kaşığı

12.GÜN:
(ÖĞLEN) Çorba 14-15 tatlı kaşığı
(AKŞAM) Yoğurt  5 tatlı kaşığı

13.GÜN:
(ÖĞLEN) Çorba 15-16 tatlı kaşığı
(AKŞAM) Yoğurt  6 tatlı kaşığı

14. GÜN
(ÖĞLEN) Çorba  16-17 tatlı kaşığı
(AKŞAM) Yoğurt  6 tatlı kaşığı


NOT: Sebze çorbanıza 2-3 günde bir mevsiminize göre patates, ıspanak, kereviz, bezelye, semiz otu,enginar, maydanoz ekleyebilrsiniz.


Tekrar görüşünceye kadar esen kalın...









3 Eylül 2017 Pazar

EK GIDAYA GEÇİŞ 1.HAFTA

0 yorum
6. AY
1. HAFTA
Eğer bebeğiniz oturabiliyorsa bir mama sandalyesine oturtmanız sizin ve bebeğiniz için kolaylık sağlayacaktır.
Ek gıdaya geçerken bazı noktalara dikkat etmelisiniz. Bebeğiniz yeni tatlara alışma sürecinde bazen sizi zorlayabilir. Sevmediği tatlar var ise ısrarcı olmayın bir iki hafta sonra tekrar deneyebilirsiniz.
Yeni tatlara alıştırma sürecini bebeğinizi emzirmeden önce ve sakin olduğu zaman dilimlerinde yapmanız uygun olacaktır.
Ek gıdadan sonra bebeğinizi emzirin.
Yedirdiğiniz gıdaların organik olmasına ev yapımı olmasına önem gösterin. Hazır gıdalardan uzak durun.
Yaptığınız ek gıdalarda örneğin sebze çorbası yapacaksanız en fazla 2 sebze kullanmalısınız. Daha çok karıştırmak uygun değil.
Bebeğinize günlük menü ile beslemenizi tavsiye ederim.


ÖRNEK GÜNLÜK MENÜ

KAHVALTI: Anne sütü
ARA ÖĞÜN:  Anne sütü
ÖĞLE YEMEĞİ: Ek gıda ( sebze çorbası) ve sonrası Anne sütü
ARA ÖĞÜN: Anne sütü
AKŞAM YEMEĞİ: Anne sütü


1.GÜN :  Ek gıdadan 2 tatlı kaşığı vermeniz yeterli
2.GÜN:  Ek gıdadan 4 tatlı kaşığı vermeniz yeterli
3.GÜN: Ek gıdadan 6 tatlı kaşığı vermeniz yeterli
4.GÜN: Ek gıdadan 6-7 tatlı kaşığı vermeniz yeterli
5.GÜN: Ek gıdadan 7-8 tatlı kaşığı vermeniz yeterli
6.GÜN: Ek gıdadan 8-9 tatlı kaşığı vermeniz yeterli
(içine bir tatlı kaşığı zeytinyağı eklemenizi öneririm)
7.GÜN: Ek gıdadan 9-10 tatlı kaşığı vermeniz yeterli olacaktır.

Bir hafta sürecinde bebeğinizi aynı çorbaya yedirerek midesini ve sindirim sistemini alıştırmış oldunuz. Bu hafta sürecinde çorbanızı günlük taze yapmanız uygun olacaktır.


   
Tekrar görüşünceye kadar esen kalın...

31 Ağustos 2017 Perşembe

EK GIDAYA GEÇİŞTE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

0 yorum
Bu makalemde bebeğinizin ek gıdaya geçişinde sizlere yardımcı olmaya çalışacağım. Bir sonraki makalemde hafta hafta ek gıdaya geçişi daha ayrıntılı anlatacağım. Ancak  bazı bilmemiz gerekenler var sırayla bunlardan bahsedelim.


  • 6. ayda ek gıdaya geçmeniz doğru bir zamandır. Ancak bu konuda çocuk doktorunuzun da onayını almanız gerekmektedir. Çünkü ek gıdaya geçişte bebeğin 6 aylık olması yeterli bir koşul değildir. Bebeğin bazı gelişimleri tamamlamış olması gerekmektedir. Bebeğin başını dik tutması, dik oturabilmesi, emme yutma reflekslerinin kuvvetli olması bunlardan birkaçıdır. 
  • Yeni besinleri bebek açken deneyin. Emzirdiğiniz bebeğiniz yeni bir besini tatmak için istekli olmayabilir.
  • Yeni besinleri verirken öğle öğününde verilmesi önemli.
  • Ek gıdaya teker teker başlanmalı bebek o tada alıştırılmadan başka bir tada geçilmemeli.
  • Ek  gıdaya azar azar bebeğinizin tolere edişine bağlı olarak yavaş miktarlarda artırılmalı.
  • Besinler kaşık ile verilmeli. Biberon kullanılmamalıdır.
  • Ek gıda verirken sabırlı olmalı acele ile beslememeli kusmaya neden olunabilir.
  • Ek gıda sonrası kusma ve ya ishal olup olmadığı izlenmelidir.
  • Ek gıdayı ret ediyorsa zorlanmamalı. Bir süre ara verilip birkaç gün sonra yeniden verilmeli.
  • Tüm ek gıdalar taze hazırlanmalı günlük olmalı. Bu sayede bekleyen gıdada oluşan mikroorganizmaların üremesi engellenmiş ve protein vitamin içeriği korunmuş olacaktır.
  • Tekli besinler ile başlanmalı tek meyve püresi, sade yoğurt gibi. Besinler karıştırmamalı.
  • Başlangıç olarak meyve ve sebzeleri tercih edin: elma sindirime yardımcı bir meyvedir. Elma , armut, şeftali, muz patates, havuç, kabak gibi sebze ve meyve püresi ve suyunu tercih edilmesi gerekmektedir. Yoğurt ,muhallebi ve yumurta sarısı verilir. 7.aydan sonra etli dolmalar, etli sebze yemekleri, köfte, makarna ve ekmek eklenebilir.
  • Bebeğinizin ek gıdaya geçişinde 3 GÜN KURALI vardır. Nedir bu 3 gün kuralı;
  • Her 3 satte bir su vermeyi deneyin. Artık anne sütü alım miktarının yerini birazda olsa ek gıdalar alacağı için su alımı artan bebeğinizin su gereksinimini önemsemelisiniz.
3 GÜN KURALI: Ek gıda verilen bebekte 3 gün beklenilir yani her gün farklı besin verilmez bu sayede bebeğinizde alerji geliştiğinde hangi besine karşı olduğunu bulmak kolaylaşır. Besinin tadını öğrenir. Yeni bir besine geçişte en az 3 gün beklemelisiniz.
  • Ek gıdada 1 yaşından önce tuz eklemenize gerek yoktur.Gıdaların içerisindeki tuz miktarı bebeğin alması gereken tuz miktarını karşılamaktadır. 
  • 2 yaşından önce bal verilmemelidir. 
  • Çay vermeyin 
  • İnek sütünü 1 yaşından önce vermeyin. Çünkü içeriğindeki proteinler alerjiye neden olabilmektedir. Ayrıca demir eksikliği anemisi dediğimiz kansızlığa neden olmaktadır
Bundan sonraki makalemde 8 haftalık bir yolculuğa çıkacağız. Bu yolculukta makalelerde göreceğiniz gibi bebeğinizin hafta hafta ek gıdaya geçişinde sizlere yardımcı olmaya çalışacağım.  Bebeğiniz için yapabileceğiniz çorba, püre ve organik ev yapımı yoğurt tarifimi de sizlerle paylaşacağım.

Tekrar görüşünceye kadar esen kalın...

29 Ağustos 2017 Salı

AĞLAYAN BEBEĞİNİZİ NASIL SAKİNLEŞTİREBİLİRSİNİZ?

0 yorum
Bebeğinizin ağlamasının pek çok sebebi olabilir. Sağlık problemi yoksa yazmış olduğum öneriler işinize yarayabilir.
  • Öncelikle sizin sakin olmanız gerekiyor. Sizin sakin olmanız bebeğinizin de sakinleşmesini sağlayacaktır.
  • Kucağınıza aldığınız bebeğiniz sizin telaş eli halinizi anlayacaktır. Neden mi? Birincisi normalden fazla sayıda ve hızda atan kalbiniz ve normalin dışındaki ten sıcaklığınızı dokunsal olarak hisseden bebeğinizin sakinleşmediğini göreceksiniz. Özellikle yeni doğanların kalp ritmi anne kalbiyle tensel temasla sakinleşmektedir.
  • En son bebeğinizi ne zaman doyurduğunuzu ve en son ne zaman altını değiştirdiğinizi düşünün.
  • Altını yeni değiştirmiş olsanız bile kirletmiş olabileceği olasılığını da atlamayınız.
  • Bebeğinizin ateşi olup olmadığına bakın.
  • Bebeğinizi kucağınıza alın.
  • Bebeğinizi sakin bir şekilde öpün. Sevgiyi hisseden bebek kendini güvende hissedecektir.
  • Emzirebilirsiniz ya da emzik kullanıyorsanız emzik verebilirsiniz.
  • Gazı olup olmadığına bakın. Sert bir karın ve dokunmayla artan huzursuzluk gazın belirtilerindendir. Gazı varsa gazını mutlaka çıkartın. Daha önce yazmış olduğum makale Bebeğinize Gaz Masajı Yapılışı bakabilirsiniz.
  • Bebeğinize dokunun. Yanağını okşayın tensel temas için açık göğsünüze yatırabilirsiniz.
  • Ilık su ile yaptıracağınız banyo da bebeğinizi rahatlatacaktır.
  • Bebeğinize masaj yapabilirsiniz. Karnını ovabilirsiniz ya da yüz üstü yatırarak sırtını ovabilirsiniz.
  • Bebeğinizi sallamak, onunla dans etmek iyi gelebilir.
  • Onunla sakin bir ses tonu ile konuşun. Ninni söyleyebilirsiniz.
  • Ortamda gürültü varsa bebeğinizi sessiz bir mekana götürün.
  • Parlak ışık varsa ortamın loş hale getirilmesi de bebeğinizi rahatlatabilir.
  • Kundaklama ile bebeğinizi sakinleştirebilirsiniz. Bu anne karnındaki sarılı oluşunu hatırlatacaktır.
  • Bebek arabasıyla dışarı çıkarmak bebeğinizi rahatlatan diğer bir yöntemdir.
  • Kolik  bir bebeğiniz varsa süpürge ve saç kurutma makinesi sesleri bebeğin sakinleşmesini sağlayabilmektedir.
Tekrar görüşünceye kadar esen kalın...

25 Ağustos 2017 Cuma

FOLİKASİTTEN ZENGİN GIDALAR NELERDİR?

2 yorum

Mercimek
: Yarım kase pişmiş mercimek yaklaşık olarak 180mcg folik asit içerir ve bu oran günlük olarak alınması gereken folik asit miktarının neredeyse yarısıdır.

Yeşil Yapraklı Sebzeler: Yeşil sebzeler arasında en fazla folik asit ıspanakta bulunmaktadır. 2 kase ıspanak yaklaşık 218mcg folat içerir. Karalahana, lahana başta olmak üzere yeşil yapraklı sebzeler folik asit kaynağı olarak görülebilir.
 Narenciye: Bir adet büyük boy portakal yaklaşık 55mcg folik asit içerir.
Taze sıkılmış 1 bardak portakal suyu ortalama 80mcg folat içerir.
Kuşkonmaz:Bir kase başına ortalama 79 mcg folik asit içermektedir.
 Barbunya: Pek çok farklı yemeği yapılabilen ve salatalarda da kullanabileceğiniz barbunyanın yarım kasesi 115 mcg folik asit içerir.

 Brokoli: 1 kase (4-5 adet) haşlanmış brokoli günlük folik asit ihtiyacının yaklaşık 1/4’ünü karşılamaya yeter.
 Ayçekirdeği: 1 avuç ayçekirdeği yaklaşık 82 mcg folat içerir. Yağ ve kalori bakımından da zengin olduğu için günde 1 avuçtan fazla yememeye özen gösterin.
 Domates Suyu: 1 bardak domates suyunda ortalama 50 mcg folat bulunmaktadır.
 Yumurta: 1 adet yumurta yaklaşık 25 mcg folat içerir. Ancak kolesterol bakımından da zengin olduğu için kolestolü olanlar dikkatli kullanmalıdır.

Ayrıca Folik asit en fazla yapraklı yeşil sebzeler(lahana marul) bira mayası, karaciğer, böbrek, zarı alınmamış tahıllar, ceviz,
badem, fındık, fıstık, ıspanak, yonca, mavi-yeşil yosun, maydanoz,fesleğen,kekik, nane, avokado, mango, nar, kivi, muz, patlıcan, bal kabağı, çay, soya fasülyesi, kurufasulye (baklagiller) ve tohumlu gıdalarda bulunur



Tekrar görüşünceye kadar esen kalın...

 

Bebeğinizin Bakımına ve Sağlığına Dair Herşey Copyright 2016 Tüm Hakları Saklıdır Besikliev.Com